Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Telefonda Banka Görevlisi Olarak Tanıtıp Elde Edilen Şifreyle Hesaptan Para Transferi Yapılmasının Bilişim Sistemi Kullanılmak Suretiyle Hırsızlık Suçunu Oluşturacağına İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 03.10.2026 | 40 |
Oku
Dava; kendisini banka görevlisi olarak tanıtan şahsın telefonda hileli sözlerle katılandan internet bankacılığı ve SMS şifrelerini elde etmesi sonrasında, katılanın bilgisi ve iradesi dışında hesabındaki paranın başka hesaba aktarılması eyleminin 'dolandırıcılık' mı yoksa 'bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık' mı suçunu oluşturacağına ilişkindir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, katılanın rızası fesada uğratılarak banka şifresinin alındığı, bu nedenle eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gerekçesiyle Yargıtay 2. Ceza Dairesinin onama kararına karşı itirazda bulunmuştur. Yargıtay 2. Ceza Dairesi yaptığı değerlendirmede; katılanın hileli sözlere inanarak sadece bankacılık şifrelerini verdiğini, ancak kendi iradesiyle herhangi bir para transferi yapmadığını belirtmiştir. Hile ve aldatmanın yalnızca şifre ve bilgileri elde etmeye yönelik olduğu, para transferinin ise katılanın haberi ve bilgisi olmadan gerçekleştirildiği vurgulanmıştır. Bu doğrultuda katılanın hesabındaki eksilmenin yanıltılmış iradesinden değil, haksız elde edilen bilgilerle yapılan yeni işlemden kaynaklandığı tespitiyle eylemin TCK'nın 142/2-e maddesinde düzenlenen bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçunu oluşturduğuna karar verilmiş ve Başsavcılığın itirazı reddedilerek dosya Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmiştir. |
| Tarafların Temyiz Dilekçesindeki Asıl İradesinin Şikayetten Vazgeçmeye Yönelik Olması Halinde Temyiz İncelemesi Yapılarak Kararın Düşme Amacıyla Bozulması Gerektiği Hakkında Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı | Yargıtay Ceza Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 11.09.2026 | 47 |
Oku
İddia ve Yargılama Süreci: Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanık hakkında beraat kararı verilmiş; katılanın istinafı üzerine BAM 11. Ceza Dairesince eylemin haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğu kabul edilerek sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. Temyiz ve Dilekçe Aşaması: Temyiz aşamasında taraflar dilekçelerinde 'temyizden vazgeçtiklerini' belirtmekle birlikte, şikayetten vazgeçtiklerini ve davanın düşürülmesini istediklerini beyan etmişlerdir. Özel Daire, bu dilekçeleri temyizden vazgeçme sayarak incelemesizlik kararı vermiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise tarafların esas amacının şikayetten vazgeçme ile davanın düşürülmesini sağlamak olduğunu belirterek karara itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu Kararı: Yargıtay Ceza Genel Kurulu; dilekçelerin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, tarafların dilekçelerindeki asıl iradenin suçun şikayete tabi olması nedeniyle davanın düşürülmesini teminen kararın bozulmasını sağlamak olduğunu belirtmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını kabul ederek Yargıtay 12. Ceza Dairesinin temyiz incelemesine yer olmadığına dair kararını KALDIRMIŞ ve dosyanın esastan temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairesine gönderilmesine karar vermiştir. |